Obezite cerrahi olarak nasıl tedavi edilir?

****ÖNEMLİ UYARI: Cerrahi yöntemler dahil olmak üzere hangi zayıflama yöntemi olursa olsun diyet, egzersiz ve yaşam biçimi değişikliklerine bağlı kalınmaz ise GERİ KİLO ALIMI kaçınılmazdır.

Obezitenin cerrahi tedavisinde iki temel ilke vardır. Birincisi alınacak besin miktarının kısıtlanmasıdır (restriktif yöntem). İkincisi ise besinlerin mide-barsak sisteminden emilimini bozarak alınacak kaloriyi azaltmaktır (Malabsorbtif yeöntem). Ayrıca her iki işlemin beraberce yapıldığı cerrahi (kombine) yöntemler de tanımlanmıştır.

Kısıtlayıcı (Restriktif) Cerrahi

Tüp mide (Sleeve gastrektomi)
Mide balonu
Mide kelepçesi (Gastrik bant)

Emilimi bozan (Malabsortif) Cerrahi

Bilio-pankreatik diversiyon
Duodenal Switch

Hem kısıtlayıcı hem emilim bozucu (kombine);

Mide (gastrik) bypass (Roux-N-Y)
Mini gastrik bypass (Tek anastomozlu gastrik bypass)

Obezite cerrahisi kimlere uygulanabilir?

Günümüzde obezitenin kanıtlanmış tek tedavisi cerrahi yöntemdir.

Obezite cerrahisine aday hastalarda aşağıdaki koşullar olmalıdır.

Cerrahi yöntem seçilirken nelere dikkat etmek gerekir?

Hasta için en uygun yöntemi belirlemek için doktor ile hasta arasında yapılan görüşme çok önemlidir.
Obezitenin derecesi, yeme alışkanlıkları, beslenme düzeni, aktivite durumu, mevcut hastalıkları, kullandığı ilaçlar, hastanın cerrahiden beklentileri ve son olarak da hastanın isteği değerlendirilerek yöntem seçilir.

Kimler obezite ameliyatı olmamalıdır?

Cerrahi yöntemin risklerini kabul etmeyen hastalar,
Genel anestezi alamayacak durumda olan hastalar (ileri derecede kalp, akciğer ve böbrek hastalığı olanlar gibi)
Ağır psikiyatrik bozukluk bulunan hastalar
Alkol ve madde bağımlılığı olan bireyler
Obezitenin nedeni olarak hormonal bozukluk saptanan hastalar.

Obezite ameliyatının yararları nelerdir?

Cerrahi ile ciddi ve kalıcı kilo kaybı sağlanır. Hem diyet düzeninin değişmesi hem de alınan kalorinin azalması sonucu sağlıklı kilo kaybı elde edilir.

Sağlıklı kilo kaybı sonucunda;

Obezite Ameliyatlarının riskleri nelerdir?

Tüm ameliyatlarda olduğu hem genel anesteziye hem de ameliyata ait riskler mevcuttur. Obez hastalarda bunlara ek olarak obezitenin kendinden gelen riskleri de eklendiğinde obezite ameliyatları göreceli olarak normal bireylere göre biraz daha risklidir.

Anestezi riski; günümüzde anestezi yöntemleri ve teknolojik gelişmeler düşünüldüğünde obezite cerrahisi sırasında ölüm riski 10-20 bin ameliyatta 1 oranına görülmekte ve çok çok nadir sınıfındadır.

Ameliyat sonrası kanama; Obezite ameliyatlarından sonra %1,9-4,4 oranında olan ciddiyetine göre ikinci kez ameliyat gereksinimi oluşturan kanamalar görülmektedir. Kanama mide barsak sistemi içine olabileceği gibi karın içine de olabilir.

Kaçak; Ameliyatın şekline göre değişmekle birlikte %1-2 arasında kaçak karşımıza çıkabilir. Kaçak olmasından ziyade kaçağın erken tanınması önemlidir. Geç kalındığında hayatı tehdit edebilir. Erken tanı konan hastalarda doğru müdahaleler yapılarak sorun giderilmektedir.

Damar içi pıhtı oluşumu; Obezite ameliyatları sonrasında iki damar sisteminde pıhtı oluşumu tehlikelidir. Bunlar bacaklardaki derin toplar damarlar ve mide etrafında olan ve karaciğere giden damar sisteminde meydana gelen pıhtı oluşumudur. Genel olarak %1’den az görülmektedir. Bacaklardaki derin toplar damarlarda olan öncelikle kronik damar yetmezliği ile ciddi bacak problemlerine neden olacağı gibi pıhtı yerinden hareket ederse akciğere giderek (pulmoner emboli) solunum ve dolaşım problemlerine yol açabilir. Mide etrafı toplar damarlarda olan pıhtı ise (portal venöz tromboz) mide-barsak ve karaciğer fonksiyonlarını etkiler.

Ameliyat sonrası fıtık oluşumu; Gerek kesi yerlerinde gerekse özellikle bypass cerrahilerinde karın içinde fıtıklaşmalar görülebilir. Burada önemli olan fıtık içine giren barsakta tıkanma olmasıdır. Tıkanma olması durumunda karın ağrısı, bulant-kusma ve büyük abdest yapamama şeklinde kendini gösterir. Tıkanma yoksa acil tedavi gerekmez iken tıkanma varlığında tedavi edilmezse hayatı tehdit edebilir.