Tüp Mide Ameliyatı Riskleri Nelerdir_

Obezite cerrahisi tedavilerinde en çok talep gören ve en çok uygulanan ameliyattır. Her cerrahi girişimde olduğu gibi tüp mide ameliyatının da belirli risk ve komplikasyonları vardır. Operasyon esnasında, operasyon sonrasındaki erken süreçte ve operasyon sonrasındaki uzun dönemli süreçte en çok korkulan riski ise kaçak gelişmesidir. Bu nedenle hekim tarafından yapılacak kontrol ve muayeneleri daha sık gerçekleştirilmeli, hasta tarafından da dikkat edilmesi gerekenlere daha fazla imtina gösterilmelidir. Hekim tarafından ifade edilecek yönergeler özenle takip edilmelidir. Tüp mide ameliyatının risk ve komplikasyonları aşağıda detaylıca listelenmiştir.

Stapler Hattında Kaçak Oluşumu Riski

Eski midenin yalnızca %15’i kadar boyutlandırılan yeni mide oluşumları operasyon esnasında hem hava hem de metilen sıvı testlerine tabi tutulur. Bu testler kaçağın olup olmadığının anlaşılmasında etkin yöntemleri ifade eder. Testlerde farkına varılmayan kaçak oluşum riskleri minimalize edilmiş olur. Operasyon esnasında herhangi bir kaçak gözlemlenirse sütür koyma gibi tekniklerle giderilebilir.

Mide Yaralanma Riskleri

Çok nadir de olsa stapler hattının olduğu kısımlardan kullanılan aletlerden kaynaklanan fark edilmeyen boyutlarda mide yaralanmaları meydana gelebilir. Mide duvarının yapısı oldukça kalın olması sebebiyle üst duvarlardaki yaralanmalar bir problem teşkil etmez. Ancak mukoza adı verilen mide iç tabakalarında herhangi bir delinme belirdiyse ve fark edilmediyse kaçak meydana gelmesi olasılık dahilindedir.

Operasyon Görüşünün Engellenmesi

Tüp mide ameliyatına girecek hastaların karaciğerleri detaylı muayene edilmeli ve ultrasonları çekilmelidir. Cerrahın görüşünü etkileyecek büyük yapıdaki karaciğer ya da yağlı ve büyük karaciğer büyük bir sorundur. En sık görülen görüş kısıtlılığı durumunu teşkil eder. Bu sebeple operasyondan yapılmadan önce hastanın iki hafta boyunca yoğun diyet geçirmelidir. Preop diyetı adı verilen bu uygulamayla görüş kısıtlılığı büyük oranda azalabilmektedir.

Dalak Yaralanması

Bilhassa vücut kitle indeksi çok büyük hastalarda gözlemlenebilen bir riski temsil eder. BMİ değerleri büyük olan hastalardaki karın içi dokularda yağlanma oranları da büyük olmaktadır. Bu da cerrahim operasyon esnasında yetersiz görüntülemesine neden olur. Neticesinde de görünüş kısıtlılığı nedeniyle dalak yaralanmaları meydana gelebilir. Bu tür küçük yaralanmalar kolayca tedavi edilebilmektedir. Ancak kontrol altına alınamayan yaralanmalar ve yaralanmalar neticesinde oluşan kanamaların durdurulamayacak kadar büyük olması durumunda dalağın operasyon esnasında alınması elzem hale gelebilir. Uzman ve deneyimli bir cerrahın yürüttüğü tüp mide ameliyatında bu tür riskler oldukça nadir görülmektedir.

Kanama Riskleri

Her cerrahi adımda kanama riski vardır. Kontrol edilemeyen kanama riskleri neredeyse sıfırdır. Ancak deneyimsiz cerrahlar tarafından yürütülen operasyonlarda yapılan girişlerde büyük damar yaralanması ve bu yaralanmaya ek olarak kontrol edilemeyen kanama ve neticesinde hastanın kaybı gerçekleşebilir. Çok nadir gelişen bir durumdur. Deneyimli cerrahlarda bu tür riskler gözlemlenmemiştir.

Anestezi Riskleri

Ender görülen bir risktir. Anestezi bileşenlerine bağlı olarak gelişen ciddi düzeydeki alerjik reaksiyonları ifade eder.

Kardiyovasküler Riski

Hastanın sağlık geçmişini gizlemesi, atladığı bilgiler, hekimin yetersiz tetkik, muayane, tahlil istemesi ve elde edilen sonuçların yeterli incelenmemesi gibi durumlarda gelişebilir. Bu tür sorunlar operasyon yapılmadan önce saptanamamış ek bir hastalıktan kaynaklanan problemleri ifade etmektedir.

Karaciğer Yaralanmaları

Vücut kitle indeksi çok büyük hastalarda gözlemlenebilir. Karın içi yağlanmanın, karaciğer yağlanmasının ve boyutlarının ileri safhada olduğu hastalarda küçük karaciğer yağlanmaları oluşabilir. Bu tür yaralanmalar kontrol altına alınabilir. Lakin atlanan – gözlemlenemeyen – dikkat edilmeyen bir karaciğer yaralanması oluşursa hızlı müdahale edilmesi elzemdir. Aksi taktirde ek kanamalara ve neticesinde büyük kan kaybına neden olabilir. Bunun yanı sıra enfeksiyon gelişmesi hatta hastanın yaşamını yitirmesine neden olabilir.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir