şeker hastalığı kaynaklı yaralar

Şeker hastalığı, enerji kaynağı olarak vücuda alınan şekerin, vücut tarafından olması gerektiği şekilde kullanılamamasından dolayı kanda birikmesi olarak basitçe tanımlanabilir. Her ne kadar basitçe tanımlansa da şeker hastalığının ileri boyutlarda oldukça fazla etkisi vardır. Şeker, bağırsaklardan emilmesi için en basit ve küçük haline kadar parçalanır. Şekerin kullanılabilir en basit şekline glukoz adı verilmektedir. Besinlerle alınan şeker, bağırsaklarımızda glukoza çevrilir ve hızla emilerek kana karışır. İnsülin adı verilen hormon ise şekerin kandan dokulara geçmesini ve enerji kaynağı olarak yakılmasını sağlamaktadır. İnsülin hormonu ise pankreasda bulunan beta hücreleri tarafından üretilir. 

Ancak şeker hastalığı bulunan kişilerde insülin hormunun azlığı ya da insülin hormonunun etki gösterememesinden dolayı, şeker formu glikoz halinde iken kaslar ve diğer dokular tarafından olması gerektiği gibi kullanılamaz. Bu da kan şekerinin artmasına neden olur. Bu durum tıp literatüründe hiperglisemi olarak tanımlanır.

Kandaki şeker yani glukoz miktarı arttığında, bu yüksek şeker seviyesini düşürebilmek için insülin hormonu üreten beta hücreleri, daha fazla insülin üretmeye başlarlar. Kandaki insülin miktarı da artar. Bu duruma Hiperinsülinizm adı verilir. İnsülin, asıl olarak dokuların glukozu enerji kaynağı olarak kullanılmasını sağlar. Fakat şeker hastalığı olan kişilerde dokuların insüline karşı direnç göstermesinden dolayı insülin hormonu bu görevi yapamaz. 

İnsülin direnci çoğu kez şeker hastalığı bulguları tam olarak ortaya çıkmadan başlamıştır. İnsülin direnci ile başlayarak, hiperinsülinizme yol açan şeker hastalığı, erişkin Şeker hastalığı ya da Tip 2 Şeker hastalığı olarak adlandırılır. Şeker hastalığı olan kişilerin % 90  oranında Tip 2 Şeker hastalığına sahip olduğu bilinir. Tip 2 Şeker hastalığı genelde erişkin yaşta ortaya çıkar ve çok sıklıkla şişmanlıkla beraber görülür.

Şeker Hastalığı % 10 kadar hastada ise, çocukluk çağında ortaya çıkar. Bu tip şeker hastalarında, neredeyse hiç insülin üretimi yoktur ve bazıları doğuştan itibaren insüline bağımlı olurlar. Bu Şeker Hastalığı tipi Tip 1 Şeker hastalığı olarak adlandırılır.  Ayrıca çocukluk çağı şeker Hastalığı olarak da bilinir. Şeker hastalığı Latincede “sifon” anlamına gelir. Çünkü Şeker hastalığına sahip hastalar, kandaki şeker seviyeleri 250-300 gibi çok yüksek sayılara ulaştığında idrara çok sık çıkar. Şeker ozmotik bir maddedir; yani bu su tutması anlamına gelir. Şeker atıldıkça birlikte su götürdüğü için hasta sürekli su içmek zorunda kalır ve ağız kuruluğu oluşur.

Şeker hastalığı birçok hastalığa neden olabilir. Neredeyse ilişkili olmadığı hiçbir hastalık yoktur. Bu yüzden Şeker hastalığı vücutta her türlü hastalığı meydana getirebilir ya da birçok hastalığa sebep olabilir. Kalpte ve beyinde hasar meydana getirmesinin yanı sıra göz hastalıkları, böbrek hastalıkları, deri hastalıkları, saç hastalıkları, deride değişik kaşıntılar, döküntüler, farklı yaralar, yaraların geç iyileşmesi, enfeksiyonların sık sık oluşması, özellikle kadınlarda idrar yollarında hastalık ve enfeksiyon, erkeklerde cinsel yetersizlik, kemik erimesi, sinirlerde hasar, tansiyon ve buna bağlı birçok hastalık Şeker hastalığı ile beraber seyreder. Önlem alınmadığı durumlarda hastalığın ileri seviyelerinde kan dolaşımı sorunları, kangrenler, ayak kesilmeleri vb. durumlar yaşanabilir.

Şeker hastalığı genellikle şişmanlıkla birlikte görülür ve kilo alımında Şeker hastalığı yani şeker hastalığı riski artar. Bunun yanı sıra insülin de hastanın kilo almasına neden olabilir. Çünkü hasta insülin kullanırken düzensiz beslenirse hem insülin yağ depolanmasına meyil yaratır hem de aralarda hipoglisemiye (düşük kan şekeri) girip gereksiz şeker tüketerek kilo alır. Bazen de insülin dozu fazla gelir, hasta yine hipoglisemiye girer ve bu hipoglisemiler sık tekrarlanırsa tedavi için fazla enerji alarak şişmanlar. Ancak bazı durumlarda şeker hastalarının zayıfladığı da görülmüştür. 

Şeker hastalarında sinir ve damar yapılarının bozulmasına bağlı olarak travma ve yaralanmalar sonucunda oluşan yaranın enfekte olmasına Şeker hastalığı yaraları denilmektedir.

Şeker Hastalığı Yaraları Nasıl Oluşur?

  • Nörapati (sinir tutulması) sonucunda ağrı duyusu kaybolur.
  • Cilt terleme ve nem mekanizmaları bozulur.
  • Ayak kasları  tutulmasına bağlı deformite oluşur.
  • İmmun sistem bozulur
  • Damarlarda bozulma sonucu kan akımı kesilip (iskemi) yeterli oksijenizasyon sağlanamaz.
  • Genel vücut direnci bozulur.

Bunların sonucu oluşan yaralar Şeker hastalığı yaraları iyileşememekte ve üzerine enfeksiyon (iltihap) yerleşmektedir. Yara büyüyüp,  kangren oluşumuna neden olmaktadır.

Şeker Hastalığı Yaralarından Korunmak İçin Neler Yapmak Gerekir?

  • Şekeri kontrol altına almak
  • Kilo vermek
  • Sigara içmemek
  • Her gün temizliğe özen göstermek, ılık su ile yıkanmak ve vücudu kuru tutmak
  • Dikişsiz pamuklu sıkmayan çorap giymek
  • Isıtıcı kullanmamak
  • Uzun yürüyüş ve uzun istirahat yapmamak
  • Ayna ile yara oluşumu olan bölgenin renk değişikliği olup olmadığına bakmak

Şeker Hastalığı Yaraları Nasıl Tedavi Edilir?

Şeker hastalığı yaralarında ağrı olmaz bu yüzden kişilerin mutlaka dikkatli olması gerekir. Şeker hastalığı yaralarının tedavisinde mutlaka bir ekip ile birlikte çalışılmalıdır. Bu ekip üyeleri içerisinde; dahiliye, endokrin, cildiye, ortopedi, nöroloji, radyoloji, damar cerrahisi, plastik cerrahi, psikiyatrist, psikolog, diyetisyen ve hemşire bulunmalıdır.  Şeker hastalığı yaraları uzun süre tedavi görmesi gereken yaralardır.

Şeker hastalığı yaralarının tedavisinde hastanın ve yakın çevresinin ya da ailesinin bu konuda dikkatli ve sabırlı olması çok önemlidir. Çünkü Şeker hastalığı yaralarının iyileşmesi uzun sürmekte ve tekrarlama riski bulunmaktadır. Şeker hastalığı yaralarının genellikle ayaklarda oluştuğu bilinir. Ayaklarda oluşan şeker hastalığı yaralarında yukarıda da belirttiğimiz gibi bir ekip ile birlikte çalışılması gereklidir. Kişinin bu esnada dikkat etmesi gereken önemli kriterler bulunmaktadır.  En önemlisi kendi önlemini alıp doktorunun ve tedavi ekibinin yönlendirdiği şekilde beslenmeye ve yaşamaya özen göstermesi gerekmektedir. Şeker hastalarının bu tehlike altında ve yaralara sahipken

  • Sigara ve alkol kesinlikle kullanmamalı
  • Kilo kontrolüne özen göstermeli (çünkü vücuda fazla baskı olmaması gerekir)
  • Temizliğine daima dikkat etmesi
  • Tedavi ekibinin hastanın damarlarını incelemesi
  • Sık şeker kontrolü
  • Uygun görüldüğü süre boyunca istirahat
  • Günlük takip

gerekir.

Şeker Hastalığı Kaynaklı Yaralar Nasıl İyileşir?

Şeker hastalığı yaralarının tedavisinde kişinin kendisi ve tedavi ekibi çok önemlidir. Kişi bu konuda tüm gerekli önlemleri aldıktan sonra geniş bir ekipten oluşan tedavi ekibinin çizdiği yol haritası takip etmelidir. Kişiler bu noktada birbirlerine destek olmalı ve sürekli işbirliği içerisinde kalmalıdır.

 Şeker hastalığına sahip hastanın ayağının tam olarak değerlendirilebilmesi için hastanın atardamar hastalığı duruma genel olarak bakılması ve deri ile kas-iskelet sisteminin detaylı olarak muayene edilmesi gerekir. Yüksek risk taşıyan ayak problemlerini tanımlamak ve saptamak üzere Şeker hastalığına sahip hastaların tümüne her yıl özel bir ayak muayenesi yapılmalıdır. Bu muayene sırasında koruyucu duyusal his, ayağın yapısı ve biyomekanikleri, damar yapısı ve deri bütünlüğü değerlendirilmelidir. Bir ya da birkaç yüksek riskli durum saptanmış olan hastalar, ek risk faktörlerinin gelişimini kontrol etmek bakımından daha sık periyotlar ile muayene edilmeli ve değerlendirilmelidir.

Nöropati gelişen hastaların ayakları her kontrolde mutlaka konunun uzmanı bir sağlık çalışanı tarafından görsel olarak incelenmelidir. Düşük riskli ayaklarda nörolojik durum değerlendirilmesi yapılırken kantitatif somatosensör adı verilen eşik değer testleri uygulanması gerekmektedir ve bunun için Semmes-Weistein Monoflement yöntemi kullanılır. Vaskülopati yani damar hastalığı için ilk tarama yapılırken kladikasyon öyküsü (yani yürümekle artan ama dinlenildiği zaman azalan baldır ağrısı)  sorgulanmalı ve ayak nabızları değerlendirilmelidir.

S.S.S

  • Şeker Hastalığından Kaynaklı Yaralar Nasıl Tedavi Edilir?

Bilindiği gibi Şeker hastalığından kaynaklı vücutta çeşitli yaralar ortaya çıkabilmektedir. Ortaya çıkan yaraların tedavisinde çeşitli ilaçlar kullanılmaktadır. İlaçların desteği ve hastanın bünyesinin gücü ile yaraların tedavi edilmesi hedeflenir.

  • Şeker Hastalığı Yaraları Ne Kadar Sürede Geçer?

Şeker hastalığı yaralarının geçmesi kişiden kişiye göre değiştiğini söyleyebiliriz. Bu yüzden net bir süre belirlemek sağlıklı olmayacaktır. Ancak uzman doktorunuzdan destek alarak bu süre zarfı hakkında bilgi alabilirsiniz.

  • Şeker Hastalığından Kaynaklı Çıkan Yaralar İyileşmezse Ne Olur?

Şeker hastalığından kaynaklı çıkan yaralar; uzman doktorun ön müdahalesi ve yönlendirmesi ile önüne geçmeye çalışılır. Ancak bazı durumlarda yaraların tedavisi hastanın durumundan kaynaklı gerçekleşmeyebilir. Bu durumlarda yara iltihap alabilir. Yaraların iyileşmemesi durumunda çeşitli operasyonlara ihtiyaç duyulabilir. Ancak doktorunuz tarafından yönlendirilmeniz ve mutlak bilgiyi doktorunuzdan almanız çok daha sağlıklıdır.

  • Şeker Hastalığından Kaynaklı Yaralara Ne Yapılmalı?

Şeker hastalığından kaynaklı vücudunuzda çeşitli yaralar çıkabilir. Bu süreçlerde doktorunuzun sizlere verdiği direktifleri ve tedaviyi yöntemini gerçekleştirmeniz gerekmektedir. Diğer bir durumda da kendi bünyenizde bulunan yaraların da hijyenik olmasına dikkat etmeniz önemlidir.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir