Metabolik cerrahi, halk arasında şeker (diyabet) olarak bilinen tip 2 diyabet hastalığın çözümü için uygulanan ve özel olarak  tip2 diyabet ve metabolik sendrom tedavilerine çözüm olan ameliyatlar bütünüdür. 

Başlarda yalnızca obezite için uygulanan bu yöntem daha sonra tip 2 diyabet konusunda da etkin çözüm olmuştur. 

Peki, metabolik cerrahi nasıl yapılır?

Obezite Tip 2 diyabet ile  birlikte metabolik sendoroma neden olmaktadır.  Bu durumun tedavisinde etkin olarak kullanılan bu yöntem, uygulanmadığı takdirde kalp ve damar hastalıkları oluşuma sebep olarak birçok organda (böbrek, gözler ve sinir sistemi gibi) hasar meydana getirmektedir. 

Gelişen teknoloji ile her geçen zamanda daha olumlu sonuçlar vermesi ile en çok tercih edilen yöntemlerden biri olmaktadır.

Metabolik cerrahideki ameliyatların genel gayesi sindirim sistemindeki yiyeceklerin safra ve pankreas sıvıları sayesinde daha erken bir sürede ince bağırsağın son bölümüne ulaşmasını başarmaktır. 

Böylelikle besinin orta sindirim yolunda olduğu dönemde ince barsaklardan salgılanan hormonlar olan GLP-1, PPY gibi hormonların etkisiyle pankreastan daha çok insülin salgılayarak glukagon oranını dengelemektedir.

Metabolik Cerrahi Nedir ?

Metabolik cerrahi tip2 diyabet tedavisinde yoğun olarak kullanılmaktadır. Bu diyabet ameliyat bazlı bir tedavi ile çözüm bulmamakla birlikte kilo kontrolü, ilaçlar ve insülin takviyesi ile minimum düzeye inmektedir. 

Metabolik cerrahi kullanım alanları içinde en önemlisi tip 2 diyabet tedavisidir. Bu yöntemlerin yeterince etkili olması ile  kan şekeri düzeni ve diyabete bağlı sendromların önüne geçilerek metabolik sendrom etkileri kontrol altına alınır.

Diyabetin etkilerinden olan kan şeker yüksekliği kalp-dar hastalıkları, böbrek sorunları gibi etkisi büyüyerek artan sorunlara sebep olduğu için metabolik cerrahi kullanımı hem bu hastalıkların oluşmasını engellemekte hem de yaşam süresini uzatmaktadır. 

Bir diğer kullanım alanı olan metabolik sendromda şeker hastalığına sebep olan etkenler ortadan kaldırılarak; hipertansiyon, insülin direnci ve bel seviyesindeki artış metabolik cerrahi ile önlenmektedir.

Metabolik cerrahi tip 1 diyabet hastaları için etkin bir yöntem değildir. 

Dünya genelindeki sayısı ciddi rakamlara ulaşan tip 2 diyabet hastaları için etkin olan metabolik cerrahi bu hastaların hemen hemen tamamının obez olmasını göz önünde bulundurarak vücut kitle endeksi hesaplamaları sonucu yapılmaktadır. 

Vücut kilogram ağırlığının boyun karesine bölümü olarak hesaplanan vücut kitle endeksi 18.5- 25 kg/m² olanlar normal kilolu, 25- 30 kg/m² olanlar fazla kilolu, 30- 40 kg/m² olanlar obez ve daha fazlası morbid obez sayılmaktadır.

Tip 2 Diyabet (Şeker Hastalığı) Ameliyatı

Vücut kitle endeksi 40 kg/m² üzerinde olan hastalara ve 30 kg/m² üzerinde olmasına karşın kan şekeri kontrolü düzensiz olan hastalara uygulanan şeker hastalığı ameliyatı metabolik cerrahi çeşitlerinden olmaktadır. 

Hastanın diyabette geçirdiği yıl sayısı, insülin alımı ve kan pigmentleri seviyeleri ameliyat kararında etkin rol oynayan özelliklerdendir. Bu ameliyatın etkin şekilde yapılması için pankreasın insülin salgılanması sağlanmalıdır. 

Ameliyat öncesinde bunların incelenip test edilmesi ve pankreas insülin kapasitesinin tükenmemiş olmasının belirlenmesi gerekmektedir. 

Diyabet cerrahisinin etkisinin yüksek olması diyabetin kısa zaman sürmesi, insülin takviyesi almayacak kadar sağlıklı bir pankreas sahibi olması ve ilaç kullanımı az olması gibi etkenlere bağlı olmaktadır.

Metabolik Cerrahi Uygulanması

Metabolik cerrahi kapalı ameliyat şekline sahip olan bir tedavi yöntemidir. Vücutta açılan birkaç delikten gönderilen araçlar sayesinde ameliyat gerçekleştirilir.

 Metabolik cerrahi  ( diyabet cerrahisi ya da şeker hastalığı ameliyatı olarak da bilinir )uygulaması sırasında hastaya ciddi bir kesi atılmaz. Cerrahi operasyon süresi değişiklik göstermekle birlikte ortalama 1-3 saat arası olmaktadır. 

Ameliyat sonrası yaklaşık bir 3-4 gün hastanede gözetim altında bulunan hastalar bu süreden sonra normal hayatlarına dönebilmektedirler. Farklı ameliyat türlerine sahip olan metabolik cerrahinin bazı ameliyatları şunlardır:

  • Gastrikby-pass
  • Minigastrik by-pass
  • Sleevegasteknomi
  • Duodenalswitch
  • Transit Bipartisyon
  • İleal interpozisyon

  Bu ameliyat yöntemlerinin bazıları bağırsak konusundaki emilimi düzenlemekteyken bazıları da yemek yeme konusunda kısıtlamaya yönelik önlemler olmaktadır. 

Aynı anda ikisini de sağlayan ameliyat türleri de var olduğu gibi bunların yapılması için hastanın obezite düzeyi ve pankreas durumu göz önüne alınmaktadır. 

Hasta için etkili ameliyatın belirlenmesi için endokrinoloji uzmanları araştırma yapıp genel cerrahi uzmanları ile birlikte çalışmaktadırlar.

Metabolik Cerrahi Riskleri ve Yan Etkileri

Metabolik cerrahi, son zamanlarda %90’a kadar başarı yakalaması sebebiyle tercih oranı sürekli artan bir yöntemdir. 

Diyabetteki tedavileri sonucu bazı hastalarda mineral kaybı veya ishal durumu görülebilir. 

Bazı hastalarda vitamin kaybı olarak meydana gelebilen bu yan etkiler uzun süreli olmayıp ameliyat sonrası birkaç haftalık bir süreçte doğal olarak geçmektedirler.

Her cerrahi operasyonun yan etkisi olduğunu düşünüldüğünde mühim olan operasyon ve etkilerini tartmak olacaktır. 

Operasyonun kazanımı ve kısa süreli sorunlar kıyaslanarak hasta tarafından karar verilmelidir. Her hastaya aynı sonucu sunmayan bu tedavi farklı hastalıklara da farklı şekilde çözüm olmaktadır. Böyle bir durumda tedavinin riskleri ve yan etkileriçok düşük olsa da göz önüne alınmalıdır. 

Diyabette farklı yan etkileri olmakla birlikte sorunu tamamen ortadan kaldıran tedavi normal bir şeker hastalığı tedavisindekinden daha çok yan etkiye sahip değildir. Daha yüksek başarı oranı ve daha az yan etki için donanımlı ve uzman kadrosu olan bir hastaneden ameliyat olmaktır.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir